Bilimin Işığında Bir Ömür: Aziz Sancar ve DNA Onarımının Gizemleri

Bilimin Işığında Bir Ömür: Aziz Sancar ve DNA Onarımının Gizemleri

8 Eylül 2027 · 15:00
12Ay
01Gün
15Saat

Bugün, dünya bilim tarihine adını altın harflerle yazdıran, Türkiye’nin gururu Prof. Dr. Aziz Sancar’ın doğum gününü kutlamanın onurunu yaşıyoruz. 8 Eylül 1946'da Mardin’in Savur ilçesinde, okuma yazma bilmeyen ancak eğitime büyük önem veren bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Sancar, azmin ve kararlılığın neleri başarabileceğinin en canlı kanıtıdır. Onun hikayesi, Mezopotamya’nın dar sokaklarından başlayıp Stockholm’deki Nobel kürsüsüne kadar uzanan destansı bir yolculuktur.

Eğitimine olan tutkusu onu İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne taşımış, burayı birincilikle bitirmesinin ardından Savur’da iki yıl doktorluk yapmıştır. Ancak Sancar’ın kalbi temel bilimler için çarpmaktaydı. Kimya ve biyolojiye olan ilgisiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmiş, burada DNA onarımı üzerine yoğunlaşmıştır. Bilim dünyasında "fotoliyaz" olarak bilinen bir enzimin, ultraviyole ışınlarının DNA’ya verdiği hasarı ışık yardımıyla nasıl onardığını keşfetmesi, kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu çalışma, o dönemde bilim çevrelerinde şaşkınlıkla karşılanmış ve Sancar’ın dehasını ortaya koymuştur.

2015 Nobel Kimya Ödülü, Aziz Sancar’a "DNA onarımının mekanizmalarını haritalandırdığı" çalışmaları için verilmiştir. Sancar, hücrelerin ultraviyole ışınları veya sigara dumanı gibi zararlı etkenlerle bozulan genetik yapısını nasıl kesip çıkardığını ve yerine yenisini koyduğunu moleküler düzeyde açıklamıştır. Bu buluş, sadece temel bilimler için değil, kanser gibi hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için de kritik bir öneme sahiptir. Kanser hücrelerinin kemoterapiye karşı nasıl direnç gösterdiğini anlamamıza yardımcı olan bu mekanizmalar, bugün modern tıbbın en önemli araştırma konuları arasındadır. Sancar'ın haritalandırdığı bu süreçler, genetik materyalin kararlılığını nasıl koruduğumuzu anlamamızı sağlamıştır.

Sancar’ın bilimsel başarıları kadar dikkat çeken bir diğer yönü ise alçakgönüllülüğü ve vatanseverliğidir. Nobel Ödül töreninde taktığı Türk bayrağı rozeti ve ödülünü "Beni bu ödüle götüren Cumhuriyet'in eğitim devrimidir" diyerek Anıtkabir’e hediye etmesi, Türk milletinin hafızasına kazınmıştır. O, başarının formülünü "Zekaya inanmıyorum, sadece emeğe inanıyorum" şeklinde özetler. Bilim insanı olmak isteyen gençlere en büyük tavsiyesi, pes etmeden çalışmaları ve merak duygularını asla yitirmemeleridir. Sancar'a göre bilim, sabır gerektiren uzun bir yoldur ve bu yolda en büyük rehber disiplindir.

Bugün Aziz Sancar, hala North Carolina Üniversitesi’nde araştırmalarına devam etmekte ve biyolojik saatin DNA onarımı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Onun rehberliği ve ilham verici hayatı, sadece Türkiye’deki değil, tüm dünyadaki genç araştırmacılar için bir kutup yıldızı vazifesi görmektedir. Bilim yolunda harcanan bir ömrün, insanlığın ortak kaderini nasıl değiştirebileceğini bize gösteren Aziz Sancar’a uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz. İyi ki doğdun büyük hoca, seninle gurur duyuyoruz ve açtığın yolda ilerlemeye devam edeceğiz.

Yaklaşan tekrarlar

  • 8 Eylül 2028 Cuma 15:00
  • 8 Eylül 2029 Cumartesi 15:00
  • 8 Eylül 2030 Pazar 15:00
  • 8 Eylül 2031 Pazartesi 15:00
  • 8 Eylül 2032 Çarşamba 15:00

Önerilenler