Modern Tıbbın Seyrini Değiştiren Deha: Sir Alexander Fleming’in Doğumu ve Penisilin Devrimi

Modern Tıbbın Seyrini Değiştiren Deha: Sir Alexander Fleming’in Doğumu ve Penisilin Devrimi

6 Ağustos 2027 · 15:00
10Ay
28Gün
15Saat

6 Ağustos 1881 tarihinde İskoçya’nın Ayrshire bölgesinde, Lochfield kasabasındaki mütevazı bir çiftlik evinde dünyaya gelen Sir Alexander Fleming, tıp tarihinin akışını sonsuza dek değiştirecek bir dehaya sahipti. Bugün onun doğum gününü kutlarken, sadece bir bilim insanının hayatını değil, milyonlarca insanın yaşamını kurtaran bir mucizenin başlangıcını da anıyoruz. Fleming’in doğa ile iç içe geçen çocukluğu, onun keskin gözlem yeteneğini ve bitmek bilmeyen merakını şekillendiren en önemli unsurlardan biriydi. Eğitimine Kilmarnock Akademi'de başladıktan sonra Londra'ya taşınan Fleming, St. Mary’s Hastanesi Tıp Fakültesi'ne girdi ve kariyerinin neredeyse tamamını bu kurumda, bakteriyoloji alanında devrim niteliğinde araştırmalar yaparak geçirdi.

Fleming’in hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri Birinci Dünya Savaşı’ydı. Ordu Sağlık Birliği’nde kaptan olarak görev yaptığı bu dönemde, cephedeki askerlerin savaş yaralarından ziyade, bu yaralarda gelişen enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğini bizzat müşahede etti. O dönemde kullanılan antiseptiklerin, bakterileri yok etmek yerine aslında vücudun beyaz kan hücrelerine zarar vererek enfeksiyonu daha da kötüleştirdiğini fark etti. Bu gözlem, onu insan dokusuna zarar vermeyen ancak bakterileri durdurabilen bir madde bulma konusunda derin bir tutkuya sevk etti. Savaş sonrası laboratuvarına döndüğünde, ilk büyük keşfi olan ve gözyaşı ile mukusta bulunan doğal bir antibakteriyel madde olan 'lizozim'i 1921 yılında buldu.

Ancak asıl büyük mucize 1928 yılının Eylül ayında gerçekleşti. Fleming, laboratuvarında 'stafilokok' bakterileri üzerinde çalışırken kısa bir tatile çıkmıştı. Geri döndüğünde, masasında açık kalmış bir petri kabında yeşilimsi bir küfün (Penicillium notatum) geliştiğini ve bu küfün etrafındaki bakteri kolonilerinin temizlendiğini fark etti. Bu, tıp tarihinin en ünlü 'serendipity' yani şanslı rastlantı örneğiydi. Fleming, küfün bakterileri öldüren bir madde salgıladığını anladı ve bu maddeye 'penisilin' adını verdi. Başlangıçta bu maddeyi saflaştırmak ve ilaç haline getirmek için yeterli kaynağa ve teknik imkana sahip olmasa da, keşfini bilim dünyasıyla paylaştı.

1940’lı yılların başında Howard Florey ve Ernst Boris Chain’in çalışmalarıyla penisilin saflaştırılıp seri üretime geçildiğinde, İkinci Dünya Savaşı devam ediyordu. Bu ilaç, savaş alanında on binlerce askerin kangren ve zatürre gibi hastalıklardan kurtulmasını sağladı. 1944 yılında şövalye unvanı alan ve 1945 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görülen Fleming, insanlığa paha biçilemez bir miras bıraktı. Ancak o, Nobel törenindeki konuşmasında çok önemli bir uyarıda bulundu: Antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı, bakterilerin bu ilaçlara karşı direnç kazanmasına yol açabilirdi. Bugün modern tıbbın en büyük mücadelelerinden biri olan antibiyotik direnci konusunda Fleming’in onlarca yıl önce yaptığı bu uyarı, onun ne kadar ileri görüşlü bir bilim insanı olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Sir Alexander Fleming, 11 Mart 1955'te aramızdan ayrılmış olsa da, onun titiz laboratuvar çalışmaları ve 'şanslı kazası' sayesinde bugün basit bir enfeksiyon ölümcül bir tehdit olmaktan çıkmıştır. Onun mirası, bilimsel merakın ve dikkatli bir gözün dünyayı nasıl değiştirebileceğinin en somut kanıtıdır.

Yaklaşan tekrarlar

  • 6 Ağustos 2028 Pazar 15:00
  • 6 Ağustos 2029 Pazartesi 15:00
  • 6 Ağustos 2030 Salı 15:00
  • 6 Ağustos 2031 Çarşamba 15:00
  • 6 Ağustos 2032 Cuma 15:00

Önerilenler