Tarihin Akışını Değiştiren Bir İnfaz: Che Guevara’nın Bolivya’daki Son Direnişi

Tarihin Akışını Değiştiren Bir İnfaz: Che Guevara’nın Bolivya’daki Son Direnişi

9 Ekim 2026 · 15:00
27Gün
15Saat
22Dakika

Ernesto 'Che' Guevara denildiğinde pek çok insanın zihninde beliren imaj, sadece siyah beyaz bir fotoğraf veya bir tişört baskısından ibaret değildir. O, bir idealin, vazgeçişin ve başkaldırının yaşayan simgesidir. Küba Devrimi'nin zaferinden sonra, rahat bir yaşam sürmek yerine 'ezilenlerin sesi' olma misyonunu sürdürmeyi seçti. Kongo macerasının ardından Bolivya’nın sarp dağlarına yönelmesi, onun dünya halklarının özgürlüğü için beslediği sarsılmaz inancın bir göstergesiydi. Ancak Bolivya günleri, beklediği gibi halkın geniş katılımıyla değil, zorlu doğa koşulları, hastalıklar ve daralan bir çemberle geçti.

8 Ekim 1967 günü, Yuro Vadisi'nde (Quebrada del Yuro) yaşanan çatışma, Che’nin fiziksel yolculuğunun son durağına işaret ediyordu. Ağır yaralanan ve silahı kullanılmaz hale gelen devrimci lider, Bolivya ordusu tarafından esir alındı. Onu yakalayan askerler, karşılarındakinin kim olduğunu anladıklarında büyük bir şaşkınlık ve korku yaşadılar. Che, La Higuera köyündeki eski bir okul binasına getirildi. Burada geçirdiği son gece, aslında sadece bir insanın değil, bir dönemin kapanışının sessiz tanığıydı. Sorgucularına karşı sergilediği mağrur tavır, ölüme giderken bile boyun eğmeyeceğinin kanıtıydı.

9 Ekim günü öğlen saatlerinde, Bolivya askeri yönetimi ve CIA danışmanlarının ortak kararıyla Che’nin infaz edilmesine karar verildi. İnfaz için gönüllü olan asker Mario Terán, içeri girdiğinde Che’nin delici bakışlarıyla karşılaştı. Che, katilinin korktuğunu fark edince ona cesaret verecek kadar vakur bir sesle seslendi: 'Ateş et korkak, sadece bir adam öldüreceksin!' Bu sözler, kurşunların bedeni parçalasa bile fikirlerin ölümsüz olduğunu haykırıyordu. Dokuz kurşun sesi yankılandı ve 20. yüzyılın en büyük romantik devrimcisi sessizliğe gömüldü.

Che Guevara’nın cansız bedeni, bir helikopterle Vallegrande’ye taşındı ve burada bir hastanede halka gösterildi. Ancak bu gösteri, planlanan 'zafer' etkisini yaratmadı. Aksine, açık gözleri ve huzurlu yüz ifadesiyle Che, bir aziz gibi görünüyordu. Bolivya hükümeti onun izlerini silmek için cesedini bilinmeyen bir yere gömse de, Che’nin ruhu çoktan dünyanın her köşesine yayılmıştı. Bugün onun mirası, sadece sol siyasetin değil, adaletsizliğe karşı duyulan her türlü öfkenin bir ifadesidir. O, sadece bir devrimci değil, aynı zamanda insanın inançları uğruna neleri feda edebileceğinin en somut örneğidir. Bolivya’nın o küçük köy okulunda son bulan hayatı, aslında milyonlarca insanın kalbinde yeniden doğuşun miladı olmuştur. Onun ölüm yıl dönümü, her yıl 9 Ekim'de sadece bir yas günü olarak değil, direncin ve umudun hatırlandığı bir gün olarak anılmaya devam ediyor.

Yaklaşan tekrarlar

  • 9 Ekim 2027 Cumartesi 15:00
  • 9 Ekim 2028 Pazartesi 15:00
  • 9 Ekim 2029 Salı 15:00
  • 9 Ekim 2030 Çarşamba 15:00
  • 9 Ekim 2031 Perşembe 15:00

Önerilenler