
Türkiye'nin Yeşeren Umudu: TEMA Vakfı'nın Kuruluş Yolculuğu ve Ekolojik Mirası
Anadolu topraklarının korunması, bir ulusun geleceğine sahip çıkmasıyla eşdeğerdir. 11 Eylül 1992 tarihinde, Türkiye'nin doğal varlıklarını korumak ve erozyonla mücadele etmek amacıyla kurulan TEMA Vakfı (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı), bugün ülkemizin en köklü ve saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olarak yoluna devam etmektedir. "Toprak Dede" olarak tanınan merhum Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit önderliğinde kurulan bu vakıf, "Türkiye Çöl Olmasın" sloganıyla milyonların kalbine dokunmayı başarmıştır.
TEMA Vakfı'nın hikayesi, aslında bir farkındalık devrimidir. Kuruluş yıllarında Türkiye'de erozyon tehlikesi ve çölleşme riski bugünkü kadar yaygın bir gündem maddesi değildi. Ancak Karaca ve Gökyiğit, toprağın üst tabakasının akıp gitmesinin, su kaynaklarının azalmasının ve biyolojik çeşitliliğin kaybolmasının Türkiye için en büyük beka sorunu olduğunu gördüler. Bu vizyon, TEMA'nın temel taşlarını oluşturdu. Vakıf, sadece fidan dikmekle kalmadı; aynı zamanda toprağın önemini, biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve sürdürülebilir yaşamı bir devlet politikası haline getirmek için çabaladı.
Vakfın en büyük başarılarından biri, çevre bilincini okul sıralarından başlayarak tüm topluma yaymasıdır. Yavru TEMA, Minik TEMA gibi eğitim programları sayesinde milyonlarca çocuk, toprağa dokunarak ve fidan büyüterek doğa sevgisini kazandı. TEMA, sadece kırsal alanlarda değil, şehirlerde de yeşil alanların korunması ve artırılması için güçlü bir lobi faaliyeti yürüttü. Özellikle 1990'ların sonunda başlatılan "Meşe Projesi", Türkiye genelinde milyarlarca meşe palamudunun toprakla buluşmasını hedefleyen devasa bir seferberliğe dönüştü.
TEMA'nın mücadelesi sadece ağaçlandırma ile sınırlı değildir. Vakıf, tarım arazilerinin korunması, meraların ıslahı ve orman kanunlarının doğa lehine düzenlenmesi konusunda aktif bir savunuculuk üstlenmiştir. İklim değişikliği ile mücadele, su yönetimi ve kırsal kalkınma gibi konularda hazırladığı raporlar ve yürüttüğü projelerle hem yerel yönetimlere hem de merkezi hükümete rehberlik etmektedir. Vakfın bugün 1 milyonu aşkın gönüllüye ulaşmış olması, toplumun bu ekolojik mücadeleyi ne kadar sahiplendiğinin en somut göstergesidir.
Bugün TEMA Vakfı'nın kuruluş yıl dönümünü kutlarken, aslında toprağımıza olan borcumuzu hatırlıyoruz. Hayrettin Karaca'nın "Yaşat ki yaşayasın" felsefesi, modern dünyadaki ekolojik krizlerin tek çözüm anahtarıdır. Erozyonla mücadele bir bayrak yarışıdır ve bu bayrağı devralan her gönüllü, Türkiye'nin geleceğini daha yeşil ve daha yaşanabilir kılmaktadır. TEMA, Anadolu'nun bereketi ve geleceğidir. Bu kutsal mirasa sahip çıkmak, sadece bir sivil toplum görevi değil, bu topraklarda yaşayan her bireyin asli sorumluluğudur. Hep birlikte, daha yeşil bir Türkiye için çalışmaya devam etmeliyiz.
Yaklaşan tekrarlar
- 11 Eylül 2028 Pazartesi 15:00
- 11 Eylül 2029 Salı 15:00
- 11 Eylül 2030 Çarşamba 15:00
- 11 Eylül 2031 Perşembe 15:00
- 11 Eylül 2032 Cumartesi 15:00